{“title”: “Rönesans Rezidans Davasında “Olası Kast” Talebine Mahkemeden Ret”, “content”: “
Hatay’da, adeta ‘cennetten bir köşe’ olarak lanse edilen ve aralarında birçok ünlü ismin de bulunduğu 269 kişinin hayatını kaybettiği Rönesans Rezidans yıkımında, mahkeme süreci devam ediyor. Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada, üçü tutuklu toplam altı sanık yargılandı. Sanıklar arasında inşaatın sorumluları ve yapı denetim şirketi yetkilileri yer alırken, sanıkların bir bölümü cezaevinden SEGBİS aracılığıyla, bazıları ise duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşma, sanıkların savunmaları ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesiyle devam etti. Bu süreçte özellikle ‘olası kast’ suçlamasına ilişkin mahkemenin yaptığı ret kararı dikkat çekti.
Sanıklar, yıkımın ardından hazırlanan bilirkişi raporlarının bilimsel geçerliliği olmadığını ve raporların ‘kopyala-yapıştır’ yöntemiyle hazırlandığını iddia etti. Tutuklu müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun, raporların gerçekliği yansıtmadığını ve kamuoyu vicdanında aklanmak istediğini belirtti. Coşkun, “Yeter ki uzman kişiler tarafından hazırlanan bir rapor olsun ve bir test sonucu bana zarar verirse, ömrümün geri kalanını onurumu kaybetmeden cezaevinde geçirmeye hazırım” sözleriyle yaklaşımını ifade etti. Diğer tutuklu sanık Bülent Seküçoğlu ise uygulama denetçisi olmadığını vurgulayarak, kendisinin sorumluluk alanında bulunmayan suçlamalarla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
Mahkeme, sanıkların savunmalarını aldıktan sonra bilirkişi raporlarındaki eksiklik ve kusurların açıkça ortaya konduğunu belirtti. Ancak mahkeme, ‘olası kast’ suçlamasıyla ilgili ek savunma talebini reddetti ve dosyada bulunan eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. Bu yargılamada, olayın hemen ardından yaşanan trajik gelişmeler ve sonuçlar da göz önünde bulunduruluyor. Yıkılan Rezidans’ta 269 kişi hayatını kaybetmiş, ağır bir insan kaybı yaşanmıştı. O dönem gerçekleşen depremle birlikte, özellikle çeşitli spor camialarından yüzlerce insanın hayatını kaybettiği bu felaket, Hatay ve Türkiye gündeminde derin izler bıraktı.
İddianameye göre, sanıklar arasında yer alan 8 kişi, ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 22 yıl 6’şar ay hapis cezası ile yargılanıyordu. Ancak, geçen yıl yapılan duruşmada, bazı sanıkların hayatını kaybettiği bilgileri mahkemeye ulaşmış ve yargılanan sanık sayısı 6’ya düşmüştü. Bu olaylar, özellikle yıkımın ardından adalet arayışını ve sorumluların yargılanmasını tekrar gündeme getirdi. Davanın akıbeti ve mahkemenin vereceği kararlar ise, hem toplumsal hem de hukuki açıdan büyük önem taşıyor, çünkü olayın perde arkası halen tam anlamıyla aydınlatılamadı ve sorumluların adalete hesap vermesi bekleniyor.”}
